02 Ağustos 2009 Pazar
28 Haziran 2009 Pazar
Bir garip mezuniyet...
24 Haziran 2009 Çarşamba
Son derece zayıf sinyal alabildiğim İnternetimle fotoğraf yükleyeceğim bakalım olacak mı? Baktım Bengü taa nerelerden kontrol ediyor ona hediyem olsun:D
Demirci ailesi, bu arada yemeğe pzt gideceğiz; yarın da Ankara'ya dönüyoruz haberiniz ola. Puçtukk
Acaba herkese buradan mı mesaj göndersem, pek hesaplı olur:)
-Osman, ben bugün değil yarın Ankara'dayım. Henüz kaydımı sildirmedim, her yere borcum varmış. Okul bana komplo kurdu, param yok ya mezun olamayacağım. Biliyorlar tabii...
-Aydilim, turkcell numaranı kaydettim ama kontur yok arayamıyorum. Annene selamlar:)
-Aslıcım, fotoğrafları pazara yetiştireceğim. Eskileri de koyacağım cd'ye, bakar bakar beni anarsın. Pazar görüşürüz.
-Aşkım, Çadır'ı beğendim. O üst kattaki yerleri daha çok beğendim:) Ben yarın akşam uğrarım eve Cadıyı göreceğim çok özledim. Kontur gönderme istemem ben böyle iyiyim:)
Oh, hepsine cevap verdim. Artık buraya bakarlar bakmazlar o beni alakadar etmez, sorumluluk kabul etmem. Neyse internet gidecek göndereyim artık.
21 Haziran 2009 Pazar
Durum şudur ki; araya giren mesafe ruhumu özgürleştirmiş, Peynir'in hükümdarlığından çıkmamı sağlamıştır. Artık şahsım adına da yazmaya, içimi dökmeye, Peynir Hanım'ın da her buyurduğunu yazmamaya karar verdim. Gitsin evdeki sevgilisinin aklını çelsin.
07 Mayıs 2009 Perşembe
Kişisel gelişim aynen devam...
03 Mayıs 2009 Pazar
Betül'ün şarkısıymış...
02 Mayıs 2009 Cumartesi
ve nekahat dönemi sona erdi...

- Bu adamların neden hepsi gri gözlü? (Ben henüz bu renk gözü olan bir insan görmedim)
- Kadınlar neden hep 1.65 boyunda, çok uzun saçlı, çıplakken çok çok güzel?
- Neden hep başta kavga edip sonunda aşık olurlar, baştan güzel güzel sevseler koklaşsalar olmaz mı?
- Neden bu adamlar hep çok zengindir, hafta içi ipekli beyaz gömlek hafta sonu dar boğazlı kazak ve "kesimi muhteşem" dar pantolon giyerler?
- Aralarında bir yanlış anlaşılma olması zorunluluğu mu vardır? Bu yanlış anlaşılma hep son 10 sayfada mı anlaşılmak zorundadır? Dahası neden son üç-beş sayfa sonu gelmez itiraflarla bunaltır?
-Evet sevgilim, ben de ilk gördüğümden beri seni seviyorum. Bu oyun değildi benim için.
-Gerçekten mi?? Hep yanlış anladım seni, ne salağım!
-Hayır sevgilim, o öpüştüğüm kadınla aslında öpüşmedim seni kıskandırmak için yaptım.
-Aa öyle mi? Benim de partiye gittiğim adam aslında eski sevgilimdi. Artık sevmiyorum onu ama sana söylemedim. Beni artık sevmemenden korktum.
-Seni nasıl sevmem canım sevgilim?! Benim de tatile gittiğim kadın sekreterimdi, o da iş seyahatiydi. Sana söylemedim, herşey senin beni sevmen için...
-Seni hep seveceğim sevgilim. Bu kadar inatçı olmasam, gurur manyağı olmasam aşkımız ortaya dökülmeyecekti görüyor musun sevgilim?
- Evet sevgilim, minik keçim benim burnunu yerim. Hadi çimlerde koşalım...
Anladığım şu ki; kültür seviyemi yükseltmek için doğru seçim "beyaz dizi" değilmiş. Bir de tiyatroyu deneyeyim diyorum.

